7 Nisan 2009 Salı

İlçemizin Tarihi

I- İLÇENİN TARİHİİlçenin tarihi ilk çağlara kadar uzanır. Eti, Roma, Bizans devirlerini geçiren bölge, M.S. 12. YY.’da Anadolu’ya gelen Türklerin yurdu olmuştur. Oğuz Boyuna ait “Üçoklar”’ın Türkmen beylerinden “Karaisa” bu bölgeye gelerek burayı yurt tutmuştur.Selçuklu Arşivlerinde, Anadolu’ya bir “Vatan Garibi” olarak gelen bir kısım Türkmen aşiretlerinin muhtemelen Adana İli, Aladağlar çevresinde yerleştikleri bilinmektedir. Eski bir yerleşim yeri olan ilçe merkezi hem Selçuklular hem de Osmanlılar döneminde Türkaşiretleri tarafından bir yerleşim birimi olarak kullanılmıştır. Daha sonra Osmanlı Beyliğine katılan bölge, Kurtuluş Savaşı sırasında “Milli kuvvetlerin toplandığı ve düşmana savaş açtığı” yer olmuştur.Karaköy adı ile 1835 yılından itibaren, Karaisalı İlçesine bağlı bucak merkezi iken 1973 yılında belediye teşkilatı kurulmuş ve ismi de “Karsantı” olarak değiştirilmiştir. Çukurova’yı çevreleyen Toros Dağları’nın karlı dağları, vadileri ve Seyhan Nehri’nin geçtiği coğrafyada tarihin önemli kültürel izlerine rastlanır. İmamoğlu’ndan Aladağ’a giderken tepelik ve sulak alanlarda Roma ve Bizans Dönemi’nin kent uygarlığının önemli eserleri vardır. Bunlar; Akner ( Eğner), Roma Köprüsü, Mazılık Harabeleri, Barcıbert (Meydan Kalesi), Kayalika (Gireği Kalesi), Akören Harabeleri, Tamrut ve İşa Kalesi’dir. Bu merkezler; Roma Dönemi’nde kurulan, Bizanslılar zamanında hristiyan inanç kültürünün geliştiği yerlerdir.Ortaçağ Haçlı Seferleri sırasında, bölgenin stratejik merkezi görevini Barcıbert (Meydan Kalesi) üstlenmiştir. Burada, Kilikya Ermeni Krallığının askeri üssü kurulmuştur.Adana’dan Kayseri’ye giden kervan yolu Karsantı güzergahından geçerdi. Bu noktada Aladağ önemli bir geçit noktasıdır. Bölge, 1360’lı yıllarda, Ramazanoğulları Türkmen Beyliği’nin eline geçti. Çukurova’da yaşayan Yörük ve Türkmenlerin yayla yeri oldu ve Yavuz Sultan Mazılık HarabeleriSelim döneminde Osmanlıya bağlandı. Kanuni Sultan Süleyman’dan hemen sonra, 1572 yılında Osmanlı Katipleri bölgeye gelerek yerleşik köylüler ve göçebelerin isimlerini defterlere kaydettiler. İlgili salnamede, bölgenin en önemli idari birim adı Meydan Mezrası’dır. Diğer bir adı da (Parsbit Kalesi’dir). Çukurova 1600’lü yıllardan hemen sonra büyük göçlere ve sosyal çatışmalara sahne oldu. “Kovgun Dönemi” olarak isimlendirilen aşiretlerin derebeylerinin, eğemen olduğu, çatışmaların yaşandığı bu dönemde Bozdoğan Aşireti’ne bağlı topluluklar bölgeyi ele geçirdiler. Ramazanoğulları dönemindeki yapı bozuldu, Bozdoğan’ın kolları olan Menemenci Aşireti Karaisalı Bölgesi’nde, Sırkıntı Aşireti ovalık Kozan Bölgesi’ne, Karsantı Aşireti de Meydan Kalesi ve civarına yerleşti. ..
içinden Karsantıoğulları Derebeyleri 1700-1865 yılları arasında bölgeyi yönettiler. Bu dönemde Menemenci Aşireti ile Karsantıoğullarının hakimiyet kavgası, bölgenin sosyal ve ekonomik hayatını olumsuz yönden etkiledi. 1808 yılında, Menemenci Aşireti Meydan Kalesi eteklerinde Karsantıoğulları ile kanlı kavgaya tutuştu. Karsantıoğulları yenildi . Bölge, Karaisalı’nın idari alanı içinde kaldı. ..
1860 yılında Adana Valisi Halil Paşa, Karsantı (Aladağ)’ya yaylaya çıkan Karahacılı Aşiretini Sarıçam bölgesine iskan etti. Yine bu dönemde, Aladağ Yaylalarında yaylayan Yörükler Çukurova’nın muhtelif yerlerine yerleştirilmişlerdir. 1865 yılında Osmanlı reform ordusu “Fırka-i İslahiye” Çukurova’ya geldi. Bu arada Karsantı Oğulları da dahil sürgüne gönderildi ve göçebeler bu toprağa zorla yerleştirildi. 19.yy.’da Aladağlar ve Karsantı Yöresi aynı zamanda iç çatışmalar sonucu bulunduğu toprakları terk eden aşiret ve ailelerinin sığınma yeri oldu. Ceritler Köyü sakinleri, Ceyhan Yöresindeki Ana Aşiretten parçalanarak gelen bir gruptur. Kadirli Yöresindeki Danişmentli Türkmenlerinden olan Yağbasan Aşireti de bu şekilde bölgeye sığınan ve iskan olanlardandır. Bozdoğan’a bağlı Kabasakal Aşireti’nin bölgeye yerleşim hikayesi de buna benzemektedir. 19. yy. sonlarında, Avrupa devletleri Karsantı yöresinde maden işletmeciliği ile yakından ilgilendi . Bölgenin demir ve krom madenlerinin işletme hakları Fransız ve onlarla işbirliği yapan Rum ve Ermenilere verildi. Aynı dönemde, Karsantı Bölgesi (Aladağ), Çukurova Kentleri’nin kereste ihtiyacını da karşılıyordu. Seyhan’ın kolları olan Zamantı Çayı üzerinden sal taşımacılığı ile keresteler Adana’ya getiriliyor ve şehirdeki atölyelerde işleniyordu. Osmanlı çökerken, Fransızlar ellerinde bulunan maden imtiyazlarını doğrudan kontrol için Karsantı Bucağını da işgal ettiler.

KURTULUŞ SAVAŞI SIRASINDA ALADAĞ

Fransızlar, İngilizlerden askeri yönetimi aldıktan sonra, Adana Bölgesi’nin asayişi bozulmuştu. Bunun için emniyet teşkilatına Ermenileri yerleştirerek, Türkleri sindirmek suretiyle ilin güvenini sağlamak istediler. Vali Celal (Saraç) ile çevresinde toplanmış olan Müslüman halkı baskı altında tuttular. Bremon, uyguladığı sömürge politikasının doğuracağı tepkiyi kavrayamıyor, şiddet siyasetini gün geçtikçe arttırıyordu. Adana’da durum İslamlar için böyle kritik giderken, milli kuvvetlerin bir müfrezesi Karaisalı’ya doğru ilerliyordu. Niğde’de hazırlığını tamamlayan Batı Kilikya Cephesi Komutanı Tekelioğlu Sinan (Sinan Tekelioğlu), yanında Üsteğmen Mustafa, Vahit doğan ve Teğmen Besim Albayoğlu bulunduğu halde bu müfreze ile 24. Mart.1920’de Fransızların Cevizli Karakolu’nu bastı ve buranın Türk Jandarmaları Kamışlı’ya getirildi, Halk sevinç içindeydi. Bucak Müdürü görevinde bırakıldı. Kamışlı’dan Karakahya bu cephenin komutanlığına atandı. 28.Mart.1920’de Karanfil Dağı aşıldı ve Karaisalı İlçesi’nin Yeniköy, Sofulu Fransız Karakolları düşürüldü. Bu işlemlerde Jandarma Bölük Komutanı Besim Albayoğlu ve erleri büyük rol oynadı. Sinanpaşa, Sofulu Köyü’nden Karsantı (Aladağ) ’ya varmadan önce şu emri yayınladı:

Komutanlık Emri:

1. Altı müfreze Yeniköy’den Karsantı (Aladağ)’ya yürüyecek ve burasını işgal edecektir. Ben şimdi hareket ediyorum.2.Ağırlıklar ve Teğmen Kemal Şahin müfrezesi Sofulu Köyü’nde kalarak emrimi bekleyecektir. 28.Mart.1920 Sinan TekelioğluGerçekte Sinan Tekelioğlu’nun gücü bir mürdiği bu emirle milli kuvvetlerin çokluğunu propaganda ediyordu. 30.Mart.1920’de, milli kuvvetler müfrezesi Karsantı’ya geldi .Düşman askerleri ile Karsantı’da yapılan çatışmalarda Türk Birlikleri büyük cesaret örneği gösterip bu yöreyi düşman işgalinden kurtarmıştır. Sinan Tekelioğlu ve Türk Birliklerinin Karsantıya Girmesiyle yöre halkı, Sinanpaşa’ya ve askerlere oldukça büyük sevgi ve saygı gösterdiler. Fransız Bayrakları indirilerek yerine Türk Bayrakları dikilmiştir. Fransızlar Kilikya Bölgesine kaçmışlardır. O yıllarda bölgede yaşayan Rumlar Türklere karşı düşmanca bir politika izlememişlerdir. Karsantıda yaşayan Rumlar, ilçe merkezi nüfusunun çoğunluğunu oluşturmuşlardır. İki kariyeye ayrılan bölgede, Türklerin yaşadığı Mansurlu Kariyesi, Rumların yaşadığı Karaköy Kariyesi olarak adlandırılmıştır. Rumlar ile Türkler uzun bir dönem dostane ilişkiler içerisinde yaşamışlardır. Rumlar, başta demircilik olmak üzere bir çok el sanatı ile uğraşmışlardır. Türkler ise hayvancılıkla uğraşmışlar ve konar göçer olarak yaşamışlardır. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra, Yunanistan’la yapılan nüfus mübadelesi gereği ilçede yaşayan Rumlar 1924 yılında Yunanistan’ın Selanik Kenti yakınlarındaki Derya Piladi kentine yerleşmişlerdir. Arazinin dağlık, engebeli olması, merkeze uzaklığı ve idari yönden çeşitli zorlukları olduğundan Karaisalı İlçesinden ayrılarak 09.06.1987 tarih ve3392 sayılı kanunla Aladağ ismini alarak İlçe olmuştur. İlçenin ilk kaymakamı Abdullah KALKAN’dır...

İLÇE MALMÜDÜRLÜĞÜ

İlçe Malmüdürlüğü halen Hükümet konağı olarak kullanılan binanın üçüncü katında hizmet vermekte olup, bir müdür vekili bir hazine avukatı, bir şef, üç memur, bir hizmetli faaliyetlerini sürdürmektedir. ..
2004 yılı itibarı ile 33 gerçek usulde, 386 Basit usulde; 9 sermeye şirketi, 26’sı kooperatif olmak üzere 35 kurumlar vergisi mükellefi, 384 katma değer vergisi mükellefi, 715 en az bir vergiden faal olan mükellef ve 900 tane potansiyel kimlik numarası olan mükellef mevcuttur...

ÖZEL İDARE MÜDÜRLÜĞÜ

Aladağ Özel İdare Müdürlüğü 19/06/1987 yılında kurulmuş olup, Mülkiyeti kendisine ait olan bir binanın ikinci katında bir Müdür kadrosu ile hizmetleri yürütmektedir...
İlçe Özel İdare Müdürlüğüne ait ilçemiz Mansurlu mahallesinde beş katlı bir binası olup, 1’nci ve 2’nci katları devlet dairesi olarak, 1’nci kat İlçe Tarım Müdürlüğü 2’nci kat özel İdare Müdürlüğü olarak kullanılmaktadır. ..Üç katı ise lojman olarak kullanılmaktadır...

SİVİL SAVUNMA MÜDÜRLÜĞÜ

Hükümet konağı olarak kullanılan binanın ikinci katında Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürünün vekaletinde hizmetlerini yürütmektedir...

PTT İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ

PTT İşletme Müdürlüğü Mülkiyeti Türktelekom A.Ş. ait olan bir binanın birinci katında hizmet vermekte olup, bir müdür; iki memur, iki dağıtıcısı mevcuttur...

KADASTRO ŞEFLİĞİ

İlçe Kadastro şefliğinin memuru olmayıp; Seyhan Kadastro Müdürlüğünden bir teknik elman ile haftanın Perşembe ve Cuma günleri olmak üzere iki gün geçici görevle görevlendirilmiştir. İlçenin kadastro çalışmaları bitmiştir...

KÜTÜPHANE MEMURLUĞU

Belediye binasının altında bulunup, halihazırda memuru olmadığından sadece belediye çalışanlarının gözetiminde öğrencilere hizmet vermektedir...